Doğuma Hazırlanmanın Temel Adımları

Gebelik süreci, mucizevi olduğu kadar aynı zamanda bilinmezlerle geçen 40 haftalık yorucu bir süreçtir. Gebeliğin başlarında anne adayı henüz gebeliğinin çok da farkında değildir. Vücudunun yaşattığı değişiklikleri gün be gün anlamaya ve adapte olmaya çalışır. Gebeliğin 2. trimester denilen 5. – 6. ayına gelindiğinde bebeğin hareketlenmesi ve tepki vermesiyle birlikte anne adayları duygularını daha yoğun yaşar. Doğum yaklaştığındaysa çoğu gebede kaygılar ve doğumun nasıl gerçekleşeceğiyle ilgili korkular baş gösterir.

 

Doğum, Doğal Bir Süreçtir…

Doğum, kadın bedeni için olağan ve doğal akışında ilerleyen bir süreçtir. Gebeliği ve doğumu, akışına bırakmak ve rahat hareket etmek sizi kaygılardan uzaklaştıracağı gibi daha rahat bir doğum anı geçirmenizi de sağlayacaktır. Herhangi bir sağlık problemi yaşamadan doğum aşamasına gelindiyse artık bebeğinize kavuşacağınız anın tadını çıkartmaya hazırlanma zamanı.

 

Ruhen Ne Hissederseniz, Bedenen De Onu Yaşayacağınızı Unutmayın!

Doğuma pozitif duygularla hazırlanın. Gebeliğin her yeni haftasında yaşadıklarınıza hep olumlu bir pencereden bakın. Bakın ki, doğum zamanı geldiğinde daha rahat, az stresli ve yorulmuş hissetmeyin.

 

Doğuma Hazırlık Neden Önemlidir?

Doğuma bedenen ve ruhen hazır olmadan ilerlemek ve küçük endişeleri büyük kaygılara dönüştürmek, gebeyi bazı cevabı olmayan sorulara ve sorunlara iter. Örneğin bir gebenin en çok kendine sorduğu sorular,  “ağrım olacak mı?”, “normal doğurabilecek miyim?”, “sütüm gelecek mi?” ve daha örnekleri çoğaltılabilecek cevabı anne adayında saklı soru kalıpları. İşte doğum öncesi halledilemeyen bu sorunlar, doğumdan sonra daha da büyüyerek yeni anneyi lohusa bunalımına kadar götürebilir. Bebeğini istemeyebilir, ağlama krizleri geçirebilir, dışarı çıkmayı reddedebilir ve konu psikolojik destek almaya kadar gidebilir.

 

Şimdi Gelin Birlikte Doğuma Hazırlanmak İçin Neler Yapmamız Gerektiğine Bakalım 

 

  • Güvende Hissedin

Gebelik sürecinin başından itibaren sizi güvende hissettirecek hekim ve hastane ile yolunuza devam edin. Evde, hastanede güvenli alanlarınızı belirleyin. Gebeliğin bir hastalık değil, yaşamın bir döngüsü olduğunu kabullenin. Kendinizi gebelik sırasında nazlı, çekingen, elinizi ayağınızı her şeyden çekecek şeklide alıştırmayın. Önce kendinize sonra etrafınıza güvenin.

 

  • Bilgi Toplayın

“hafta hafta gebelik” hakkında merak ettiklerinizi öğrenmek için farklı kanallardan bilgi toplamaya çalışın. Telefonunuza hafta hafta gebelik ile ilgili app indirin. Hem gebelik süreci hem de bebeğinizle ilgili doğru bilgilere ulaşın. İnternet üzerinden güveneceğiniz hekimlerin ve sağlık kurumlarının gebelik ve bebekle ilgili makalelerini okuyun. Türk ve yabancı kitapları edinerek gebeliğin tüm aşamalarına hakim olmaya çalışın.

 

  • Doğumda Yanınızda Kimi İstediğinizi Belirleyin

Doğum sürecinde yanınızda kimin olmasını istiyorsanız buna önceden karar verin. Bu karar sancıların başladığı ve o paniğin yaşandığı sırada verilecek bir karar değildir. Psikologlarca önerilen model baba adayının eşinin yanında olmasıdır. Eğer baba olamıyorsa kişinin annesi de destek olabilir. Fakat bu destek 1-2 kişiyi geçmemelidir. Çünkü anne adayları doğum aşamasında yanlarında fazla kişi görmek istemez. İhtiyacı olan kişiler ebeler, hekim, doula, eşi veya annenin desteğidir. Kısacası annenin hem fazla kişiden arınması hem de etrafında negatif insan barındırmaması gerekir.

 

 

  • Hangi Doğum Seçeneğini İstediğinize Karar Verin

Gebelik ve doğum sürecinde ne istediğiniz önemli. Mesela kafanızdan nasıl düşünceler geçiyor. Normal doğum mu istiyorsunuz yoksa kendinizi sezaryen yaparsanız mı daha iyi hissedeceksiniz. Kendi iç sesinizi dinleyin, iç sesinizi kaygılar nedeniyle değiştirmeye çalışmayın. Bu süreci akışına bırakın, bebeğin ve sizin herhangi bir sağlık problemi olması halinde zaten normal doğum sürecinin dışına çıkılacak ve yeni bir yön belirlenecektir.

 

Doğum şeklini belirlerken hekiminizin fikirlerini alın. Normal veya sezaryen doğumda ağrıyı kesmek için uygulanan epidural veya spinal anestezi yöntemlerini ve olumlu veya olumsuz sonuçlarını öğrenin. Bir süredir uygulanan suda doğum hakkında araştırma yapın. Etraftan veya internetten gebelik ve doğumla ilgili duyduğunuz korkutucu, aslı olmayan bilgiler ile gereksiz yere korku yaşamayın.

 

  • Hormonların Etkisini Önemseyin

Doğumun başladığı saatlerde hormonların da etkisiyle anne adaylarında farklı duygu durumları yaşanır. Anne adayı aynı anda heyecan, korku, kaygı, telaş, sinir, gerginlik, bebeğine yetememe ve bakamama hissi ile mücadeleye girer. Gebelikle birlikte vücutta değişen hormonlar, doğumla birlikte tekrar eksi haline dönmeye hazırlanır. Bu sürecin bebeğinize kavuşma ve sonrasında uyumlanma süreci olduğunu kabullenerek kendinizi rahatlatabilir, böylelikle doğumu daha rahat karşılayabilirsiniz.

 

  • Doğumun Sürprizlerine Hazırlıklı Olun

Her gebe ve her gebelik farklıdır. Doğumun hangi haftada başlayacağının garantisi yoktur. Doğum aşamasına gelindiğinde yaşanacaklar birbirinden çok farklı olabilir. Örneğin doğum sancılarının başladığı, rutinde normal doğum aşamalarının beklendiği sırada yaşanan bir komplikasyon ile (bebeğin mekonyum yutması, makat geliş olması, kalp atışlarının düşmesi veya annede yaşanabilecek süreçlerde olduğu gibi) sezaryen doğuma karar verilebilir. Bu nedenle sürprizlere hazırlıklı olun. Hem bebekle hem de kendinizle ilgili hazırlıklarınızı tamamlayın. (doğum çantası, ev organizasyonu vib)

 

  • Korkularınızdan Arının

İlk doğum, daha önce bilinmeyen tecrübelerin yaşanacağı bir süreç olduğundan, doğuma gelindiğinde korkular belirmeye başlar. Doğumda ağrı olacak mı?, normal doğumda epizyotomi (rahime kesi) yapılacak mı?, anesteziden uyanabilir miyim?, sütüm gelecek mi?, iyi bir anne olabilecek miyim? gibi korku hissettiren cümleleri zihninizden uzaklaştırmaya çalışın. Okuduklarınızı ve gebelik sürecinde edindiğiniz bilgileri hatırlayın. Bebeğinize kavuşma anınıza, bebekle mutlu bir aile olacağınıza ve doğumun olumlu taraflarına odaklanın. Aksi taktirde doğuma korku ile gitmek direk bedeninize yansıyacak, doğum aşamalarını geciktirecek, açılmaları azaltacak, gerilmeye bağlı ağrıyı arttıracak, doğum sonrasında sütünüzün gelmesini etkileyecektir.

 

  • Doğumda Kendinize Güvenin

Doğumu nasıl kabullenirseniz, öyle yaşarsınız. Yani siz kendinize olan güveni her zaman yüksek tutar ve pozitif bakış açısını korursanız, doğumunuz da o kadar kolay şekilde akıp gider.

 

  • Güveninizi arttırmanın veya yüksek tutmanın yollarını belirleyin.
  • Sadece olumlu doğum hikayelerini okuyun. Olumsuz doğum hikayelerini kulak ardı edin.
  • Gebelikte doğumla ilgili tüm süreçlere hakim olmak için araştırmalar yapın. Bol bol kitap ve yayın okuyun.
  • Sizi olumsuz etkileyecek ve bu süreçte dibe çekecek kişileri çevrenizde bulundurmayın.
  • Doğumla ilgili pozitif mesajları post-itlere yazarak evinizin farklı noktalarına asın.
  • Doğum ekibinde yer alacak, hekim, hemşire, ebe, doğum koçu, doulayı belirleyin. Son aşamalara gelindiğinde sıkıntı yaşamayın.
  • Olumlu paylaşımların yapıldığı internet gruplarına katılın.
  • Doğum videolarını izleyin, doğumun doğal bir süreç olduğunu tekrar hatırlayın.

 

  • Bedeninizi Rahatlatın

Doğum sancılarının başladığı süreçte hekime bilgi vererek ilerleme aşamalarını evde geçirebilirsiniz. (su gelişi veya kanama gibi belirtiler yok ise) Genellikle ilk doğumlar 10-14 saatlik zaman diliminde gerçekleşmektedir. Evde sizi doğuma relax bir şekilde hazırlayacak ve rahatlatacak şeyleri planlayın. Ilık bir duş, pilates topu üzerinde yumuşak egzersiz hareketleri, müzik, nefes egzersizleri, tütsü, loş ışık veya mumları devreye sokun.

 

  • Ağrıya Odaklanmayın

Zihinde ağrı düşüncesini büyütmek ağrının gerçekte artmasına ve doğumun zorlaşmasına neden olacaktır. Ağrıyı dalgalanma gibi düşünmeye çalışın. Her bir gelen dalgalanmada bebeğinize bir adım daha yaklaştığınızı hayal edin.

 

  • Eşinizden Duygusal Destek Alın

Doğum sürecinde eşlerin desteği çok önemlidir. Birlikte bir varlık dünyaya getirmek, anne&baba olmak çok farklı duyguları barındırır. Eşinizle sakin bir müzikte dans etmek, tensel dokunuşlarda bulunmak, doğumun daha hızlı ilerlemesine destek olacaktır.

 

  • Hekim ve Ebenin Söylediklerine Uyun

Doğuma kadar ki süreçte takiplerinizi yapan hekim, sizi en iyi tanıyan ve doğum aşamalarında sizi en iyi destekleyen kişidir. Doğumhaneye alındığınızda hissedebileceğiniz tedirginliği aşmak için ebelerden destek alın. Ebeler bu işin profesyonelleridir ve sizin doğumunuza kadar yüzlerce doğuma şahitlik etmişlerdir.

 

  • Profesyonel Bir Ekipten Bebek Hemşireliği Desteği Alın

Doğum sonrası süreç lohusa anne için çok da kolay geçmeyebilir. Bebeğin emzirilmesi, gazının çıkartılması, masajı, banyosu, bez değişimi, uyku düzeni derken anne yıpranır, uykusuz kalır ve yeni düzene alışana kadar bocalayabilir. Bazen bu bocalama lohusalık bunalımına kadar gidebilir. Doğumun yaklaştığı aylarda doğumdan sonra bebeğin adaptasyon dönemini ve aileye uyumlanma sürecini düşünerek profesyonel evde bebek hemşiresi desteği koşullarını detaylı bir şekilde araştırın. Evde bakım ve sağlık hizmetlerinin bünyesinde çalışan tecrübeli bebek hemşirelerine güvenin. Bebeğin emzirme ve bakımıyla ilgili tüm basamaklarını uzman hemşire ile birlikte deneyimleyin. Böylelikle hem daha çabuk adapte olun, hem de kendinize zaman ayırma fırsatını yakalayın.